Eğitimin gurur veren tablosu

Sakarya’ya atanan İl Milli Eğitim Müdürü Sandıkçı ile 9 yılını konuştuk. Ali Öztürk: 9 yıllık bir süre Trabzon’a, eğitim camiasına ve çocuklarımıza hizmet ettiniz. Hükümet’in bir tasarrufu çerçevesinde de Trabzon’dan ayrılarak Sakarya iline Milli Eğitim Müdürü olarak hizmete devam edeceksiniz.

Geri dönüp baktığımızda 9 yıl öncesiyle şimdinin çok kısa bir mukayesesini yapar mısınız? Birincisi eğitimin okullaşma itibariyle geldiği nokta. İkincisi öğrenci itibariyle geldiği nokta. Trabzon'da 9 yılda Milli Eğitim nereden nereye geldi? Neler söyleyeceksiniz?

Selim Yavuz Sandıkçı: Ben görevime Erzurum'da Matematik öğretmeni olarak 1979 yılında başladım. Daha sonra Şirvan Siirt Yatılı Okul Bölge Müdürlüğü yaptım. 3 yıllık öğretmenken okul müdürlüğüne atandım. Daha sonra Trabzon Cudibey'de okul müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yaptım. Daha sonra şube müdürlüğü sınavları açıldı. O sınavlara girdim, kursuna katıldım.

Puanlamayla önce Derepazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde şube müdürü olarak başladım. Ankara Çankaya'yı istemiştim. Çankaya'ya atamam yapılmadığı için mahkemeye gittim. (Bugün mahkemeye giden arkadaşlara çok sıcak bakıyorum. Ben de zamanında gittim.) Üç kez atamam olmadı. Ankara Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne atandım. 25 Mart 2003 tarihinde Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine başladım. Bugüne kadar bu görevi yürüttüm.

Ali Öztürk: Trabzon'da 9 yıl bir görevde kalmak kolay olmasa gerek. Nelerle karşılaştınız?

Selim Yavuz Sandıkçı: Ben gerçekten inandığım şeyleri söyleyeceğim. Ben her toplantıya gittiğimde bakanlıkta çalışanlar dahil Trabzon'da huzurlu musun soruları ile karşılaştım. Trabzon dışarıdan çok atak insanların olduğu, herkesin her işle ilgilendiği, ilişkilerin çok hareketli olduğu bir il olarak görülüyor. Dolayısıyla burada idarecilik yapmanın zor olduğu varsayılıyor. O nedenle de bu sorulara muhatap oldum. Çok kez “siz söylemiyorsunuz” şeklinde yaklaşımlar oldu. Gerçekten 9 yıldır Trabzon'da çalıştım.

Yetkili ve etkili çevreler, siyasetçiler, basın, halk. Çalıştığım arkadaşlarla herhangi bir problemim olmadı. Trabzon bana göre çalışılabilecek en iyi şehirlerden birisidir. Açık ve doğru olduğunuzda karşınızdakiler de size inanıyor. Buna Trabzonlu olarak duygularım biraz karışmış olabilir ama yani bundan sonra ben Trabzon'da bir daha görev yapmayacağım. Ben bu nedenle açık ve dosdoğru söylüyorum. Gerçekten Trabzon'da rahat çalıştım. Beni olumsuz etkileyen şeyler çok fazla olmadı.

Ali Öztürk: Siz Trabzonlu olduğunuz için olmadı. Şimdi yeni gelecek İl Müdürü acaba hangi duygular içindedir?

Selim Yavuz Sandıkçı: Benden sonra çalışacak arkadaşların da başarılı olacağını düşünüyorum. Benden sonra atanan müdür arkadaşımla görüştüm. Kendisiyle yemeğe çıktık. Trabzon bana göre çok farklı bir yerdir dedim. Ben ayrıldıktan sonra sizin gelip başlamanızı da istemiyorum dedim. Benim ayrılacağım gün gelin ben size devir-teslim yapayım dedim. Trabzon'un farklı bir yer olduğunu göreve başladığı ilk gün hissettirmek istiyorum. Eğitimciler olarak bizim temel amacımız insanların mutluluğuna katkı sağlamaktır.

Eğitimin genel amacı budur. Sonra iyi bir vatandaş olarak yetişmesine katkı sağlamak. Nihayetinde ise iyi bir meslek sahibi olmalarına katkı vermek temel amacımızdır. Genelden özele doğru böyle bir amacımız bulunuyor. Bunu biz varken iyi, bizden sonra kötü bir eğitimcinin yaklaşımı olmamalıdır. Altını çizeceğim bir diğer husus var. Genelde şu tür değerlendirmeler de oluyor. Benden sonra bu okul, bu müdürlük mahvolur anlayışı doğru değildir. Eğer eğitime inanıyorsak bizden sonra gelenlerin çok daha iyi yapacağını düşünmemiz lazım. Böyle düşünmezsek ülkenin ilerlemesine olan inancımızı zedelemiş oluruz. Bu nedenle benden sonra görev yapacak arkadaşıma da başarılar diliyorum. Trabzon'da başarılı olacağını düşünüyorum.

Ali Öztürk: Eğitimde başarı için altyapı önemlidir. Bizim altyapı nasıl?

Selim Yavuz Sandıkçı: Fiziki alt yapıdan başlamak istiyorum. Trabzon'da şöyle bir husus var. Ben 2003 yılında göreve başladığımda Trabzon'da sadece ilköğretimde 107 bin öğrenci vardı. Bugün ilköğretimde 90 bin öğrenci var. Yani bunu 9'a bölerseniz ortalama her yıl Trabzon'da ilköğretimde 2 bin öğrencimiz azalıyor. Trabzon'un genel nüfus sayımından da adrese dayalı nüfus sisteminden de anlaşılacağı üzere geriye doğru bir gidiş var. Bunun nedenleri benim alanıma girmez ama eğitimi etkileyen faktör olduğu için bir göç var. Trabzon'da yaşlı kesim kalıyor. Çocuklar, gençler iş peşinde koştuğu için kaçınılmaz bir süreçtir. Bu sürecin daha da devam edeceğini düşünüyorum. Her yıl sistematik olarak bu azalma var.

Trabzon özelinde köylerden ilçelere ve sahile doğru bir akış var. Köy ve şehir nüfusunu da mukayese ediyoruz. Burada da bir artış var. Biz fiziki altyapı çalışması yaparken bunları da göz önünde bulunduruyoruz. Planımızda buna göre. Yasaya göre stratejik plan yapma zorunluluğu bakanlıklarda, illerde de il özel idarelerindedir.

Mesela Milli Eğitim Müdürlüğü olarak stratejik plan yapma zorunluluğumuz yoktur ama bu planı biz de yaptık. İl Özel İdaresi'nin planının biz ilgilendiren kısmı sadece yatırımla ilgilidir. Ama biz diğer eğitim alanlarında da stratejik düşünmek zorundayız. Performans ölçütlerimizin olması gerekir. Bundan sonra gideceğim il de bu şekilde çalışılması gerektiği için nüfus çalışmasını yaptım.

Ali Öztürk: Geriye gidiş yaşıyorsak fiziki altyapıda fazla sorun olmamalı...

Selim Yavuz Sandıkçı: Biz 146 okul kapattık 2003'ten bu yana… Köylerde öğrenci sayısı azaldığı için, çocukları taşımalı eğitime aldığımız için 146 okul kapattık. Bu süreç devam ediyor. Sınıf oluşturacak kadar öğrenci olmayınca bu taşıma zorunluluk oluyor. 2003 yılından bu yana bir kere arsa temininde Trabzon'da arsa bulmakta güçlük var. Biz kamulaştırma yoluyla başka kurumlardan temin yolu, bağış yoluyla 2003ten bu yana toplam 300 dönüme yakın okul arsası ürettik. Tahsislerini eğitim amaçlı yaptık. Sonra 53 okulda 720 dersliğin yapımı hayırseverler tarafından başlatıldı. 81 okulda 984 dersliğin yapımı bakanlık yatırım programı kapsamında başlandı. 134 okulda 1712 derslik yapımı başlatıldı 2003ten bu yana.

Bunlardan 100 okulda 1206 dersliğin yapımı tamamlandı. Şu anda halen 35 okulda 507 dersliğin yapımı devam ediyor. Fiziki alt yapının dışında derslik başına düşen öğrenci sayısı önemlidir. Bir ilin kriterlerinin başında önemli kriterlerinden birisidir. Bizim bu kadar okul kapanmasına rağmen şu anda Trabzon genelinde ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 21'dir. Ortaöğretimde 28'dir. Devam eden yatırımlar tamamlandığında Trabzon genelinde ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayılarımız 25, ortaöğretimde 28 olacak. Yani 30'un altında olacak. OECD ülkelerinde bu rakam 24'tür. Dolayısıyla derslik başına düşen öğrenci sayısı bakımından Trabzon ideal bir noktadadır.

Ali Öztürk: İlköğretimde okullaşma oranı... Dün-bugün mukayesesi…

Selim Yavuz Sandıkçı: İlköğretimde okullaşma oranı 99,80 civarındadır. E-okul sistemi içinde baktığımızda Trabzon'da ikamet edip okula kaydı olmayanlar sistemden otomatik olarak alınıyor. Biz bunların tamamına ulaşıyoruz. Tamamının analizini yapıyoruz. Ağır derecede engelli mi, yurt dışında mı? Tek tek tahlillerini yapıyoruz. İlköğretimde çok önemli bir sorunumuz yok. Okul öncesinde bizim 3-5 yaş çağında yüzde 52,63 okullaşmamız var. 3 yaş okullaşma oranı yarısı okullu.

Bunun Türkiye ortalaması yüzde 29,85'tir. Yine 4-5 yaş grubunda yüzde 73,26'dır. Bunun Türkiye ortalaması yüzde 43,10'dur. 5 yaş çağında yüzde 94'tür. Türkiye ortalaması 67'dir. Okul öncesinde en önemli sıkıntımız kırsal kesimdeki dağınık yerleşimdir. Okullulaştıramadıklarımız bunlardır. Bunların bir kısmını sosyal yardımlaşma vakfı aracılığıyla projelendirerek geçen yıl okullara taşındı. Şimdi son sınıflarda bakanlık bir taşıma düşünüyor. Burada özellikle şunun altını çiziyorum.

Trabzon'da okul öncesinde bir kamuoyu oluşmuştur. Haziran Temmuz aylarında kayıtlar doluyor. Bu, şu demek; Artık veliler bir an önce okul öncesi çocuklarının kayıtlarını yapmak istiyorlar. Anaokulu sayısını da çok fazla yükselttik. Devam ediyoruz. Devam etmemiz gerekir çünkü okullarda açılan anasınıflarının sahiplenmesi daha düşüktür. Yani anaokulu açtığınızda onun bir müdürü vardır etki alanı daha fazladır, kurumsal olarak daha fazla çevresini etkileme imkanına sahiptir. O nedenle daha fazla anaokulu yapma gayretindeyiz. Ortaöğretimde ise bizim okullaşma oranımız yüzde 80,71'dir. Türkiye ortalaması yüzde 69.33'tür ve çok üzerindedir. Bizim ilköğretimden ortaöğretime geçiş oranımız yüzde 90'ın üzerindedir.

Yani mezun olan çocuklarımızın yüzde 90'dan fazlası ortaöğretime kayıt yapıyor. Burada da gayretlerimiz devam ediyor. Ayrıca okullaşma oranından bahsedince mesleki eğitimin payı da önemli. 2003 yılında yüzde 40'larda olan mesleki eğitimin payı Trabzon'da yüzde 52, yani bir yandan mesleki eğitimin payı da artırılıyor. Dolayısıyla yüzde 52 Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Trabzon üstelik sanayi kenti değil.